6 Mart 2010 Cumartesi

Benim Kitaplarım

Senem mimlemiş. İşte UE'nin kitapları.







UE'ye 2009 yeni yıl hediyesi. Koca kulaklı fil, minik at, itfaiyeciler, tren ve yavru ayı saklanmış. Sırayla buluyoruz. Favori kitabı, o kadar ki sabah hazırlanırken gözden kaybolan UE'yi yanımıza çekmek için "Koca kulaklı fil nerde? Oyun bloklarının arkasında mı?" dememiz yetiyordu. Fili bulmak için hemen yanımızda biterdi. Bu arad her bir sayfada farklı bir doku var. O kadar çok okundu ki farkettiyseniz kitap yıprandı.





Bu serinin Altın kumsalı vardı, kara kayıp:( O kadar çok okuduk ki, ezberimizde neyse ki:)) Durun koşmayın çocuklar durun:)) Abiler, ablalar ve ayakkabılar vardı. Tek tek gösteridi. Serinin diğerleri altın kumsal kadar sarmadı UE'yi. Bulacağımıza inancımı tam, yoksa gidip aynısından bir tane daha alacağız.





UE doğmadan Hürriyet'in verdiklerinden biriktirdiğim Ayşegüller.



Ve aldığımız Behrengi kitapları. Küçük kara balık okurdum ilk doğduğunda. O kadar çok ölmek kelimesi geçiyordu ki, vazgeçtim. Mesajının da bir çocuk için ne kadar berrak olduğundan emin değilim. Bir Şeftali Bin Şeftali'yi okuduğumda yılan sokma sahnesinin beni ne kadar etkilediğini bugün gibi hatırlıyorum. Dolayısıyla BEhrengiler biraz bekleyecekler UE'nin okuması için.



Annesinin heves edip aldığı, UE'nin dönüp bakmadığı Mumuk. Benim hevesle aldığım Tostoroman da yolda.



Küçüklük günlerimizin kitabı, bizim çiftlik...


Bunlar da diğer kitaplarından bazıları...






Ben de Özgür Anne'yi, Tekir'i ve Anne Cafe'yi mimliyorum:))



Yeni numarası, ıslak mendili alıyor, koşa koşa mutfağa gidip çöpe atıyor. Çok titiz bir şahsiyet kendisi;)

Gelelim bir ilke, 2 mart 2010 günü, UE'nin saçlarının arkalarını kestim. Ön kısımlara cesaret edemedim. Berber koltuğunda oturması pek olası görünmüyordu. Saçları da cansızlaşmıştı. Banyo sonrası babası ilk makası attı, geri kalanını da ben. Hiç huzursuzlanmadı gerçi bizimki. İşte kısaltılmış saçlar ve UE.. Elinde de hediye gelen köpeğinin pakedine iliştirilmiş şeker. İlk şeker tadımı. Önce ısrımaya çalıştı, sonra konuyu kavradı ama bu arada annesi de elini kavradı:) Küçücük bir denemeydi, ilerde nasılsa bolca yiyecek. Anlamazken yemesin...



Eski bay bonus hali, tam da anlaşılmıyor gerçi arkaların uzunluğu. Miki miki dik kulaklı mikiyi, işaret parmaklarıyla gösteriler yaparak söylüyorum. ŞArkıyı duyar duymaz o da başlıyor işaret parmaklarını oynatmaya. Şarkıyı söylerken çekilmiş bir resim.

4 yorum:

Mustafa Rumelili dedi ki...

resimlerinin her biri ayrı bir şeker...
Biz de şeker yiyebilmek için yazı bekleyeceğiz herhalde...
Ya da 23 Nisan'ı...:) ? ? ?

Ozgur dedi ki...

Süper:)

O mikiye hastayız zaten:)

KUZEY TAN dedi ki...

UE yine süper. Dur bu sefer çok pişti olmamışız 1 kitap dışında.Kulaklı kitap

senem dedi ki...

Ahhh Ayşegül kitapları!!!! Zamanda yolculuk yapıp, çocukluğun o portakal kokulu tadını yine tamağında hissetmek için birebir.

Bu arada ben Mumuk kitabını da çok sevdim. Ben de olsam bir heves alırdım herhalde :)

UE yine süper yakışıklı görünüyor!!

Teşekkürler mim cevabı için.

Çook sevgiler
Senem