11 Ekim 2009 Pazar

Mısır Patlağı

Bir haftadır uykuları bölük pörçüktü, uyanıyor, emmiyi reddediyor, ağlıyor, sonra emiyor lakin susmuyor, her zamanki halinden bambaşka bir Umut Ege vardı. Kurumdaki doktor yaş dönümüdür dedi (stres ve yaş sendromları iyi ki var da doktorlar yırtıyor:)) Cuma gecesi ağlamaları arasında bir baktım sol üst yan diş geliyor. Sonra baktım sağ üst yan diş de kabarmış. SOrunun anlaşılması bile mutluluk verici. Cumartesi sabah uykusuzluktan perişan halde oynarken bir de ne göreyin sağ alt yan diş çıkmış bile. Yavrucak 3 dişi birden çıkarmaya çalışırken uyuyamazmış da biz farkına varmamışız. Mısır gibi patlatıyormuş dişleri. Uykusuzluktan biterken dişi farkettiğim yetmiyormuş gibi beynimde bir lumba yandı, bu çocuğun bugüne dek beş dişi çıktı, beşini de ben gördüm. Hediye almaktan yırtmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa ben çocuğunun ağzının içine bakan anne mi oldum;)

Lumba, bizimkinin söylediği ilk kelimelerden (ikincisi de babba). Lamba yanar yanmaz lumba, uyanır uyanmaz lumba. Mahlasın Edison olsun çocuğum senin, ömrüm de lumba gibi apaydınlık. Ne zamandır anne diyor lakin doğrudan suratıma bakıp demediği için papağanlığına veriyordum (inek, ayna, rende vb. sen söyle ben tekrar edeyim ama sonra tık demeyeyim huyu var bizimkinde). Bugün gözlerimin içine baka baka anne dedi. Unuttum gitti Umut Ege, tüm uykusuz geceleri, hesabını sıfırladım.

Şimdiye kadar ateş, ishal eşlik etmedi dişlerimiza. Ama çok belirgin bir iştahsızlığı söz konusu.

Park yatağının hakkını vermeye başlamıştı. İlk doğduğunda yatağa enine de yatırsan boyuna da sığan oğlan, aytık boyuna yatırınca yeni yatak alın bana sinyallari verince büyüyebilen karyolalardan bakmaya başladık. Ben alttan bir de yedek yatak çıksın ki gerektiğinde odasında yatayım istiyordum. Büyüyünce de arkadaşı gelince orda yatsın:) Tepeye baktık, bu isteğim olmadığı gibi mevcut mobilya renklerinden de hoşlanmadık. Sitelerde istediğimiz tarz mevcuttu ama mobilyaların boyalarından emin olamadık. Biz de tanıdığımız bir marangoza sipariş verdik. Sonuçtan da memnun kaldık. Umut Ege de yatağını pek sevdi.



Yatağında resimlerini çekerken tay tay duruşunu da yakaladık.





Bu resimde köşede gördüğünüz siyahlık, Umut Egenin fotograf makinesinin merceğini mıncırıp koparmasından kaynaklıdır, modeminizin ayarlarıyla oynamayınız.


Bu arada Ankara çocukları 3 tekerlekli bisiklete binmiyor mu? Armada ve Cepa'daki oyuncakçılara baktık pek bir şey bulamadık.

3 yorum:

Ozgur dedi ki...

Çok şeker olmuş yavruş ama annesi ya. Öperim ben onu. Yatağı da güzel olmuş, dişleri de hoş gelmişşş:) Hepsi çıksa da rahatlasa minikler.

Mustafa Rumelili dedi ki...

Mevlam , Yeni yatağını da eskitip genç odaları döşendiği günlere de erişmek nasip eyle...
Yatağını güle güle eskitsin efem..:)

Asli Elif dedi ki...

biraz yüksek olmuş sanki dikkat edin kendini atmasın.bizde yatak siparişi verdik.oldukça alçak ve korkulukları yüksek olsun istedik bakalım istediğimiz gibi olacak mı.