22 Temmuz 2009 Çarşamba

Dikili'de bir gün...




Sabah erkenden uyanılır (gece boyu, sıcak nedeniyle sömürülen anne uyumaya devam eder) dedeyle komşu bahçelerde gezilir tozulur, site ahalisinin uyanmasına tanıklık edilir, kahvaltı ardından bir güzel uykunur, bandiyle tanışılır pek alışılmaz, ela ablayla sohbet edilir, oyunlar alemine dalınır aha emekleyecek diye anne heveslendirilir hevesi kursakta bırakılır, bahçe sulanır, yemekler yenir yenmeyen yerde hamza amcaya gülümserken yemeği kaktıran hain anneye kızılır, olimpik havuz boş ve ev içindeyken altına girilip oynanır kikirdenir, denize gidilir çok enerji harcanır, öykü ablayla oynanır, gözler defne ablayı arar, sonra dedenin kucağında erkeenden uyunakalınır....

Ayşe Arman Bugün ne güzel demiş :

"Evet biliyorum, entelektüeller, yazlık evleri, siteleri aşağılarlar. “Balık istifi gibi yan yana evler, plajda dip dipe havlular, ığğğğğ, felaket!” filan derler. Onlar, limon ağaçların içinde evleri tercih ederler. Müstakil bir evde sukûnet, huzur. Haklılar ama o entelektüeller 4.5 yaşındaki çocuklarıyla ne yapıyorlar bilmiyorum.

Çünkü benimki çocuk istiyor!

Bir sürü...

Eren, Emir, Sera, Mia, Can, Pırıl, Lila, Nis, Aslan Cem istiyor...

Ve kocaman bir plaj...

Mümkünse mısırcı geçsin, elma şekerci geçsin, kolluklu, ördek simitli çocuklar sığ denizde yüzsün, babalarla su savaşı yapsın, kumdan kale yapsın...

Anneler, denize bir metre öteki şezlonglarda Elif Şafak okusun (bütün bir plaj, hatta bütün bir koy seni okuyor Elif!) her yer beyaz kum olsun ve taşsız deniz... Göz ucuyla anneler, çocukları izlesin, babalar margarita getirsin...

Öğlen, şık-salaş lokantasında ev yemekleri yensin...

Ben valla, bu yaz böyle bir yer bulmanın dayanılmaz hafifliği içindeyim.

Önümüzdeki 10 yıl da buraya gelmeyi planlıyorum.

“Bizim sitede ev tut!” diye akıl fikir Selin Çıkınoğlu’na teşekkürü borç bilirim."

Hele böyle yıllardık tanıdıklarının olduğu yazlık site, değme tadına.

21 Temmuz 2009 Salı

9. ay.


Dokuz koca aydır doymadın anne resmimi çekmeye, bırak da biraz oynayayım.


Dişim görünüyor mu:))

19 Temmuz 2009 Pazar

Phelps Dikili'de.



En başarılı diş kaşıyıcı ile olimpiyatlar başlar....

Phelps'in rekorları kırılır...






Olimpiyat sonunda bitkin düşülür, 19:30 da uyunakalınır... Olimpiyat havuzu boşaltılır, bir sonraki gün için temizlenip hazırlanır.

Büyük balık küçük balığı yer.

Ege sularının balığı UE dün ilk kez balıkla tanıştı, büyük balık küçüğünü yuttu. Anne hamileyken sevdikleri sevmedikleri ve çocukların damak tadları ilişilendirilir. Hamileyken balıktan çok tiksinmiştim (ki bayılırım), merak ediyordum ilişki var mı diye. İlk deneyim gayet iyiydi, hele tavuk ve kırmızı et denemeleri yanında. Bir irice sardalya mideye indirildi. İlk denemelerde küçük porsiyon önerisini akılda tutarak bununla yetindik.

Bir bakalım artık Ayvalik haline torik inmiş mi, heh he.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Motorlu taşıtlar geçiyor, bizimki hemen seçiyor.




Ortasına geldik tatilimizin, nasıl geçti anlamadık 15 kocaman gün. Tatili ortalama hedyesi midir bilinmez, en güzel deniz bugüne denk geldi. UE tatil boyunca 9 sularında kalkmayı huy edinmişti. Bu sabah erken kalkınca erken gittik denize ve ben koca 15 günde ilk kez kumsalda biraz uzanabildim (11 itibariyle deniz faslını bitirmeye özen gösterdiğimizden, uyan kahvaltısını ettir derken sadece bir deniz girişlik dilimimiz kalıyordu).

Motor sesleri dikkatini cezbediyor. Kucağımda yatıyor olsa bile hemen kalkıp ne geçiyor diye bakınıyor. Dün yeşil mercimekle haftada bir bakliyat öğünümüze de başladık. Emekler mi diye tekrar heveslendirmeye başladı beni, karnından destek alıp elleri ile 360 derece dönüyor.

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Anne Hasta! Asmalarda üzüm bisiklette gözüm...




Pazar akşamı rüyayla karışık mide bulantılarıyla uyandım. Hep aman grip olmayayım diye kışı geçtim, yazda boğuldum. Emzirdiğim için kuvvetli bir ilaç alamıyordum. Pazartesi tüm gün yatakta başımı kaldıramadan yattım. Doktor emzirmemde bir sıkıntı olmadığını söyledi. Tüm gücü Umut Ege'yi emzimeye harcıyordum. Akşamüstü Gümüldür'de bir özel hastane bulabildik (devlet hastanesi Seferihisar'daymış, daha ciddi durumların vay haline) hastalığın sebebi araştırılmadan yapılan ağrıkesici beni biraz kendime getirdi ve gece düştük yazlık yollarına. Herşeyin başı sağlık özlü sözü ile gelelim yazlık günlerine.

Dalından şeftali, erik, elma, yerinden körpecik semizotu, pazardan minicik sakız kabaklar, süt mısırlar yemenin içmenin memleketindeyiz. Yazlığa taşındığımızda kardeşim ufaklık bense çocuktum büyüdük, şimdi UE bebek olarak geldi. Hey gidi günler hey...


UE ananesinin bisikletinde fink atıyor, bahçede yaprak yolup elinden bırakmıyor, evde çeşitli oyuncaklar buluyor (teyzesi her dolabından bir oyuncak çıkıyor, tepe tepe oynuyruz heh he), ananesi ve dedesiyle gülüp eğleniyor, karpuzcunun peşi sıra traktörü takip ediyor, komşulara cilveler yapıyor. Sallanan salıncaktaki minik bir açıklığı yakalayıp kocaman bir deliğe dönüştürerek bebeklikten çıktık çocuk oluyorum müjdesini veriyor. Günler böyle geçip gidiyor.

12 Temmuz 2009 Pazar

Kaşınmayın sizi yaramaz dişler...

Halası geldi geçtiğimiz cuma günü, UE yeni bir diş kaşıma aracı buldu:)) Oldukça da sağlamcı çanta oyuncağını da elinden bırakmıyor:))




Eski tatiller gibi hayal ettim, çantama bir sürü kitap koydum, okuma hızımsa çok düşük. UE bile benden çok kitap okumuş olabilir:)) Rüyamda UE'yi anneme bırakıp 2 günlük tatile gitmişim, tatilde nasıl kederleniyorum, ama daha emiyordu nasıl bıraktım diye. Tatiller zorlu geçse de onsuz tatil rüyamda bile düşünemiyorum. Gerçi son 3 gündür oldukça tatil modundayız. Düzenimiz oturdu. Daha fazla oda dışında vakit geçirecek düzenlemeler yaptık.



İlknur vampirli bir kitaptan bahsetmiş, kahraman olarak bunu hayal edip okuyabilirsin:))



Dişler ççok kaşınıyor. Çenemi yakalayıp dolanıyor ve emme delisi oldu. Babasının düşkünü, anne yardımcı oyuncu:P Baban nerde diyince dönüp bakmaya başladı, belki de rastlantı. Anne nerde diyince oralı değil, hain kurt. Öğleden sonraları deniz kabul edilebilir sınırlarda dalgalı olunca, akşamüstü deniz seferlerimiz de başladı.

Uzun zamandır görmediğim arkadaşım Aynur'a denk geldik. Kızı 3 yaşına gelmek üzere. Annelerin aynı yollardan geçtiğini görmek rahatlatıcı. İki anne yanyana gelince engellenemez konu annelik. Sinem umarım seni çok bunaltmamışızdır sohbetimizle.

Mert abisi ve Sıla ablası bu sabah ayrıldılar. UE'nin sayfasından takip edecekler bizi. UE'nin ilk kamp arkadaşları oldunuz. Sizi çok sevdik. Umarız bundan sonra da bolca görüşme imkanımız olur. Umarım UE de sizler gibi güzel ve akıllı bir çocuk olur.

Bir haftayı geride bırakmışız bile. Sabit konaklamalı tatillerde 5 gün sonrası bana sıkıntı verirdi. Günlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum bile.