16 Mart 2012 Cuma

Dutlar yetişmedi gene 2 çocuk yetim kaldı.

" Adana’da eşi bir yıla aşkın süre işsiz kalan ve ev kirasını 8 aydır ödeyemeyen 26 yaşındaki Emine Akçay, çocuklarının üşüdüğünü görünce cebindeki son parayla odun almaya gitti. O kadar az parası vardı ki oduncu ‘Bacım bu paraya odun mu olur’ dedi. Ama anne Emine Akçay ısrar etti, bir çuval odunu alıp eve geldi. Odunlar ıslandığı için yanmadı. Lastik parçalarını tutuşturmaya çalıştı; olmadı. Emine Akçay, çocuklarının ısınması için çalıştırdığı saç kurutma makinesini küçük oğluna verdi. Daha sonra diğer odaya gidip, tavandaki salıncak demirine ip bağlayarak, kendini astı..."

Haber beni yazın okuduğum Kemal Tahir öyküsüne götürdü.  Sazlı Mustafa hapishanededir. İki çocuğu ve karısı dışarda. ..

" O yaz etin kilosu 40 kuruştan, ekmeğin kilosunu 12 kuruştan yemiştim. Et birdenbire seksene çıktı. Sonra da 120 kuruştan geri gelmek üzere ortalardan kayboldu...,

Dut gibi faydalı yemiş olmaz. Çoluk çocuk akşama kadar dut yer ekmeği unutur.

Mustafa'nın karısı yok mu Güley? Kendini asmış. Kızın bağırmasına koşmuşlar. .. İki hafta sonra Silo, yetimhane elbisesiyle mahpushaneye babasını görmeye geldi. Meryem orada kalmış. Gelmek istememiş. Silo keyifle anlattı. 19 oğlan var. Bir de kız... Bir de bizim Meryem etti iki. İki kız...Oynuyorlar. Yetimhane iyi. Bize fasulye veriyorlar. Plav veriyorlar. Başımızda Zehra Hanım var. Bizi dövmez. Bahçede dut ağaçları var. Dut yiyiyoruz. Silo pencerenin önünden ayrıldı. 1943 senesinde bizim vilayetteki dutların iki hafta geç yetişmelerininn bazı insanlar için ne müthiş mesele olduğunu ben hiç unutmayacağım." Kemal Tahir 27 Temmuz 1943 - Malatya Cezaevi.

 2012 senesinde kışın biraz uzunca sürmesinin bazı insanlar için ne mühim mesele olduğunu ben de hiç unutmayacağım.

5 yorum:

FADİŞ dedi ki...

Haberi okuyunca ben de öyle kala kaldım, bir çok şey önemini yitirdi gözümde.

yeliz dedi ki...

gözlerim doldu, gerçekten ne kadar önemsiz ne kadar boş hayat.

Tarkanın Annesi dedi ki...

Dün bende haberi okuyunca birde o çocukların resmini görünce içimde neler koptu neler. Sibel dedim bazen yakınıyorsun bazı şeylere bak orada bir kadın lastik parçası yakmaya gayret ediyor sırtında odun taşıyor ıslak olsada yakabilmeyi umut ediyor. Sen napıyorsun sıcacık odalarda ona offlanıyorsun buna pufflanıyorsun. Allah bizi affetsin. Allah şu başımızdakilere de biraz vicdan versin de şu fakir fukara için artık bişeyler yapsınlar çok kolay aslında ama yapmak isteyene. Bugün gene haberlerde okudum bir kaymakam görevde olduğu günden beri kendi çabalarıyla 44 aileyi ev sahibi yapmış burslar verdirtiyormuş oda kendi çabalarıyla iş adamlarından toplayıp fakir ailelere yardım erzak ev sahibi ediyormuş keşke onun gibi vicdanı bol yöneticilerimiz çok olsa keşke onun gibi iyi yürekli komşularımız insanlarımız çok olsa..

ilk dedi ki...

:'((

Burcu dedi ki...

Tüylerim diken diken oldu :(