20 Kasım 2012 Salı

Karda Ayak İzleri

UE saplantılı kitap (bir kitaba tutunur ve defalarca onu okuturdu) günlerini geride bıraktı. Yeni saplantısı bolca sayıda kitap okumak. Pazarlıklarımız sonucu 5 kitap okuyoruz yatmadan önce. Bazen babasıyla paylaşıyoruz, 2 kitap biri 3 kitap biri şeklinde.

5 kitap olunca döngüye giriyor tabi eldeki kitaplar. Yeni yeni kitaplar edinmek gerekiyor (İyi bir kütüphane kullanıcı değilim, Ankara'da kolaylıkla bunun yapılabileceğini de sanmıyorum. Yanılıyorsam lütfen yönlendirin). Kenara not ediyorum iyi yorumlar alan kitapları. Dünya Çocuk Kitapları haftası nedeniyle böyle not ettiğim bir kitabı hediye ettim UE'ye.

Neden hep kurtlar kötü olur ki masallarda? Hiç iyi kurt olmaz mı? Bu sorunun cevabı çok başarılı çizimler ve esprili bir biçimde anlatılıyor bu kitapta (Kurt'u okla gösterdiği çizim çok gülümsettiyor beni, bir de plastik ördeği dişlediği). İnsan 7 sinde neyse 70 inde de odur inancında olan bir kültürümüz var. Kötü bir varsayım bu. Bu varsayımı çocuklarımızla bu kitapla tartışabilmek de mümkün. Değişim mümkün değil mi? Tam "iyi kurt" olmaz işte bakın dediği noktada  kitabın tam da sonunda bir kapı daha açılıyor değişebilmeye. Kurt değişebildi mi ucu açık, ama ya değişebilirse? Bay kötü kurt olmak ne kadar kötüyse körü körüne sen iyi kurt olamazsın demek de bir o kadar kötü. Ama körü körüne diyebilirim ki çok çok güzel bir kitap.








Kırçiçeği Yayınları'ndan, Sarıcizmeli ve UE  tavsiyesiyle...

16 Kasım 2012 Cuma

Gizli gizli görünmeden...



Abi inşaat ekipmanını elbette vermez. Kolu gözüken NE sırasını sabırla bekler...


Yemek yenir, NE bir telaş koşar odaya. Abi gelmeden giyer ekipmanları:))


24 Ekim 2012 Çarşamba

4 4'lük



4 kocaman sene. Geçti gitti. Artık kararlarını verebilen bir oğlum var. Kararlarını verebilen dedim bilhassa. Karar değil kararlar verdiği  için Örümcek Adam, Pepee ve bir araba bir pastada buluştu.

Ufaklık deseniz en büyük taklitçi. Saklambaç oynamaya niyetlendiler, ama abisi ne yaparsa yaptığından ikisi de saymakla meşguller...

Yeni yaşlar, bayramlar kutlu mutlu olsun...

17 Ekim 2012 Çarşamba

NE kitap okuma saatini başka kitapla paylaşmaz.


UE'nin kitap okuma sevdası Altın Kumsal'la başlamıştı. Kasaba'nın En Şık Devi ile devam etmişti. Mumuk peşisıra gelendi. Tostoraman ile takıntılı kitap dönemini kapattı. O, o devri kapatmış olabilir ama ben ezberden okuyabilirim hala saydığım kitapları.

NE ile her çocuk birbirinden nasıl da farklı değerlendirmesini 40'ı çıkmadan yapmıştık zaten. Fakat günler, aylar ilerledikçe yeni veriler ekleniyor değerlendirme kümemize. NE kitap sevgisinde de abisinden farklı.


NE'nin takıntısı ise Foli! NE  kitap okuma saatini başka kitapla paylaşmaz! Tamam tekrar zaten çok sevdikleri birşey çocukların ama "Ne o NE hala sıkılmadın mı?" diye sormak istiyorum. Abisinin o dönemlerde sevdiği kitapların hiçbirine pas yok. Yeni edindiklerime de. Varsa yoksa Foli. Foli'nin diğer kardeşlerini edinmek düşüyor bize de.

Artık içim bayılıp hadi bir de sen oku dediğimde ezberden gidiyor bizimki. Ama paylaşmaz kelimesini bir türlü oturtamamış. Foli oyuncaklarını hiç paylaşmaz oluyor bizimkinin okumasında Foli oncaklalını veeee-mez.

Kitap için bazı yerlerde +2 gördüm. Bizde +15 ay olarak çalıştı.

Kitap, Hepsi Benim diyen Foli'ciğin hiçbirşeyini paylaşmayışının sonrasında oluşan sıkıntılarla hiçbirşeyini paylaşAmayışına giden süreci anlatıyor.

Ben sadece "giysilerini paylaşmaz" ile verilen giysilerinizi paylaşın mesajından hoşlanmadım. Çocuk yaşlarda derli toplu bir giysi paylaşımı çok olanaklıymış gibi görünmediğinden.

Benim iki çocuğum var, birinin ismi NE. NE  kitap okuma saatini başka kitapla paylaşmaz.

17 Eylül 2012 Pazartesi

Kurthan Hoca(m)...

Şimdi de Kurthan Hocam, sızladı yüreğim.

Eskilerde yazmışım onun için burada:

Yüksek lisanstaki iz bırakmayan semineri saymazsak, bu sene son öğrencilik deneyimimi bir seminer dersinde yaşadım. Ortaokulda eve düzenli olarak Hürriyet gazetesi girerdi. Ben de gazete okuma alışkanlığımı bu dönemde Kurthan Fişek'İn de aralarında olduğu yazar kadrosu sayesinde edindim.Tabi Kurthan Hoca'dan o yaşta ne anladım o ayrı tartışma konusu:)) Seminer sunumunu Kurthan Hoca'Ya yaptım. Bir okuma serüvenimi başlatan adam bir başka okuma serüvenime son noktayı koyarken de vardı. Konu İngiltere'de asimetrik yetki terki. Real'de Selami Yemenici'ye (bilmeyenler için üniversite hazırlıkta kimya kitabı kült haline gelmiş insan) denk gelip, tanıştığımda da böyle sevinmiştim ben:))) Ortaokul hocam okuyun, çizgi roman bile olsa okuyun derdi. Benimki de o misal, gazete de olsa, üniversite hazırlık kitabı da olsa yazar ruhuma işliyor sanırım:)))

13 Eylül 2012 Perşembe

Annelik Derecelendirmesi

Mutlu Tönbekici gazetedeki yazısına 7. sıradan yerleştirmiş "kötü anne olmayı" insanları ikna edemeyecekleriniz listesine. Hasta ruhlu anneleri bir kenara koyduğumuzda bir annenin değerlendirilmesi ne haddimize ki ( burada evlatların annelerini değerlendirmelerini de konu dışı bırakıyorum)?

Para, iman ve annelik. Bilinmez kimde ne kadar bol ve iyi.

Dünya üzerinde milyonlarca kadının bir hali annelik. Bu annelik halinin de kendi içinde halleri var ayrıca. Her anı bir cümle anneliğin. Anne öznesi. Nesne değişiyor, eylem de. Kimi zaman anne gizli özne bile oluyor. Oluşan cümlelere edatlar ve zarflar da ekleniyor. Bu cümlelerin tümü oluşturuyor Anneliği. Bir metin oluşuyor annelikten. İlişkiler, olaylar, koşullar  zinciri içeren bir metin. Anne kimi cümlelerde etken, kimilerinde edilgen. Bu metni okuma şansımız olmadan sunuşunu okuyoruz. Sunuş mükemmelse fecaat içerikten haberdar bile olamayız, ya da tam tersi. Özetle içerideni hakkında kesin konuşamam ama dışarıdan kesitlerle değerlendirilebilir bir hal değildir annnelik. Değerlenmesi yapılamaz bir halden iyi ya da kötü sonucuna da varılamaz.

Annelik dışarıdan değerlendirilebilir bir hal olmadığı gibi bir meslek de değildir. Annelik bir zorundalıklar zinciri de değildir. Annelik ahlak anahtarı hiç değildir (anneyim bana yakışmaz benzeri cümleler benim beyin algoritmamda çalışmaz). Lütfen anneliği kalıplamaktan, değerlendirmekten, kutlulamaktan çeker misiniz ellerinizi, dillerinizi?






 



11 Eylül 2012 Salı

Ayva Yedim Bebek Gamzeli Oldu Mu?

En çok okunanlar listesinde epeydir üst sıralarda Ayva Yersen Bebek Gamzeli Olur  postu. Ben bu kadar emin yazdığım için kimse sormadı sanırım bebek gamzeli oldu mu diye. Çok bariz olmasa da bir gamzesi var NE hanımın. İzmir'den düşmanın denize dökülüşünü de yeni yasaklar kapsamında dörtlü cümle kurarak ( "B. bak ağaç yaptım") kutlayan NE ve abisi UE ve de anneleri saricizmeli yaz rehavetinden çıkıp geri geliyor. Çok yakında. Bekliyor musunuz?