10 Temmuz 2009 Cuma

Oooo sen yana ben yana, ikimizin resmini çıkarsınlar yan yana


Pişşşt Egemen gel resim çektiriyoruz.



İşte saat budur... Işık sevdası tatil formunda. Denize yansıyan ışıklar da çok dikkatini çekti.



Hamakta bile tay tay duracağım demekte UE.



Yorgunluktan bayılırsın seni denizler hamaklar hakimi.



Yarım kaşık duvara yapışık diye bilmece vardı küçükken:)) Baba oğul bay kulaklar.

9 Temmuz 2009 Perşembe

Saricizmeli Usta'nın Mutfağı




Tez izleme komitesine hazırlanan bir baba olunca bilgisayar bana çok az düşüyor. Olayları detaylıca anlatamıyorum sonradan aklıma geliyor. Dünkü yazıda sayfanın başlığına uygun olarak yazıp bırakmışım. Yasemin’in kardeşi her konuda fikri olan (etrafta o kadar çok ki) şahsiyetlerden biri değil elbette, konunun uzmanı bir akademisyen. Bebekler için hazırlanan yoğurtların çok yoğun protein içerdiğini günde bir adetten fazla verilmemesini de söyledi. Kullan at biberonlar da tavsiyeleri arasında. Zaten plastik biberonları da(bpa içeren) bir kez kullanıp atarsanız sorun yok:). Ben kuzenime sormuştum ona da danıştım, lor ve peynir farkı nedir diye. Cevapları ikisinin de farklı yararları olduğu yönünde. Yeşil çayla Türk çayının (demleme lakin sallama değil) önemsenmeyecek yarar farklarının olduğunu da ben çay tiryakisine duyurarak mutlu ettiler. Bitki çaylarını sevmeme rağmen başım hiç hoş değil yeşil çayla.

Gelelim tatil gelişmelerine. Sabah çamlıkta köy kahvaltısı yaptık. Dokuzda başlayan kahvaltı, üstüne keyif kahvesi, ardından deniz, sabahın nasıl geçtiğini anlamadık. Umut Ege biraz mızmızlamaya başladı, dişi kaşınıyor sanırım. Tüm gün emerek gezse hayır demez. Dirseğine dayanıp kalkmaya çalışması da yeni geliştirdikleri arasında.

İki günde bir odada yemek hazırlıyorum. Bugün gene yemek günü. Bulaşık makinesi, dolapların içinde eşyalar, kıymetini bilin;)

Tatil mutfağı için tavsiyelerim:

Bir elektrikli ocak aldık. Kumtel, gayet memnun kaldık. Fakat üstüne tam oturan bir tencere şart, cezve ile bir şeyler hazırlamak çok vakit alıyor.

16 cm. kapaklı bir çelik tencere

Minik bir tel süzgeç (hem yıkama hem püreleme amaçlı) büyüğünü buralarda yıkamak zor olur diye tercih ettim, çok isabet etmişim.

Bir kesme tahtası

Yıkamak sorun olmasın diye bolca çatal kaşık bıçak

Silikon kaşıklar

Cam rende

Ağzı kapaklı kaplar

Küçük borcamlar (kase boyu) ısıtırken çok işe yarıyor

Ceviz kıracağı (hergün taze kırmak isterseniz)

Ceviz dövmek için tokmak

Ve dezenfekte etmek için makine


Kahvaltıda peyniri ve yumurtasını benim hazırladığım ceviz pekmez meyve suyu (anne sütü çok emdiği için meyve suyuna döndüm) ekmek/biskuvi karışımına ekliyorum.

Mercimek, makarna, pirinç, patates, soğan, tarhana depomuz var, buradan sebze ve et alıyorum. Püre, çorba, makarna/pilav , sebze püresi devam ediyoruz. Bugün itibariyle yoğurt mayalamayı da deneyeceğim.

Egemen’le birbirlerini gördüklerinde mest oluyorlar. Yaşıtlarıyla beraber olmak için daha fazla ortam yaratmamız şart görünüyor. Bu akşam Egemen'le derin uykuya dalıp annelere sohbet imkanı verdikleri için de hamakta sallanma ödülü kazandıklarını duyururuz:P

7 Temmuz 2009 Salı

Biz biz idik inci gibi dizildik.

Tamam bilmecedeki gibi bir dizilme olmasa da dişimizin ucu göründü. Pazar günü yolda içinden dişi hissetmiştim. Ha bugün ha yarın bekliyordum. Bu sabah babası "dişine bir baksana birşey hissediyorum" diyince patlamış yeri gördüm. Daha inci halini almamış gerçi. İlk gören (ilk hisseden değil) alacağı için hediyeyi almak bana düştü. Ama bir ortak çalışma oldu oğlumuzun dişini görmemiz.

Öğleden sonra Mordoğan'a Mavi'yi görmeye gittik. Umut Ege abi oldu ya, uzun uzun süzdü Mavi'yi bu bebek de ne der gibi:)) Yeni huyu dikkat çekmek, çekemeyince de aaaa diye bağırıp dikkati toplamak. Bu çalışmayı Mavi'nin ananesi üzerinde de denedi:)

Kıymayla barış ilan etti, ya İzmir'de kıyma ayrı bir güzel ya iştahı açıldı.

Park yatağında sıralayıp ışık yanan müzik çalan aparatta takılıp güzel vakit geçiriyor.

Kamp hayatının en güzel yanı etraf eş dost tanıdık dolu. Yasemin teyzesi bize burada da tam destek. Sinem'e de yemeklerde Umut Ege'yi oyaladığı için teşekkürü de borç biliyoruz. Akşamları Umut Ege'yi arabasında uyutup biraz keyif zamanı yakalıyoruz. Bu akşam Yasemin ve ailesiyle güzel sohbetimizde, Yasemin'in kardeşi bizi plastik biberon kullanmamamız hususunda uyardı. Dergide de bunu okumuştum. Bizim biberon mazimiz çok yoktu, sıcakların artmasıyla (aşırı susayıp biberon emmeye ikna olunca) beraber son bir haftadır kullanıma aldık desem yeri. İlk kullanımlarda uygun olan ürün kaynatıldıkça, bulaşık makinesine kondukça özetle ısıya maruz kaldıkça salınım yapıyor bu da içindeki mama ya da sıvıyla bebeğe geçiyormuş. Büyüklerde bu önemsenmez bir etkiyken bebek için tehlikeli oluyormuş. Aynı durumu teneke konserveler için de söyledi. Cam biberonu eline vermekten ürtüğüm için plastik kullanmıştık. Ama artık plastik biberonlar çöpe, cam biberon da benim elime. Plastik biberon tercih edildiğinde de bpa free ibaresi aranmalıymış.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Umut Ege Tatilde.



Bizim araba görünümlü kamyon cumartesi öğlen yollara düştü. Umut Ege son uzun yolunda ana kucağında durmamak için elinden geleni yapmıştı. Bu sefer daha da büyüdü iyice huysuzlanır derken, içine tam gömülüp ayaklarını koltuğa dayararak oldukça rahat bir yolculuk yaptı. Koca bir torba oyuncak almıştım yanıma, bunaldıkça oyuncak değişimiyle sorunsuz geçirdik yolculuğu. Buz kutusu kurtarıcımız oldu. Sabah evde hazırladığımız yemek saatler sonrasında hala soğuktu.


Bugün tatil tam anlamıyla başladı, çünkü denizle buluşma gerçekleşti. Ege & Ege. Babası simiti şişirirken denize girdiğimizde ses çıkmadı ama çok sevdim emaresi de yoktu. Simit geldi ve keyif başladı. Simitin tentesi çok faydalı olsa da ilk gün olduğu için kısa kestik keyfi. Sonrasında biraz hamak keyfi yaptık. Sonra odamıza dönüp yemek pişirme keyfi:)) Bu arada yorulan Umut Ege dörtte yatıp yedi de kalkarak keyifler keyfi yaptı. Gece uyuması ise onbiri buldu.

Simitin altından çıkan ayağa dikkat.




Etrafta ne kadar çok bebekli aile var algımız çok seçici canım. Egemen de burada. Kendi yaşıtları Umut Ege'nin daha çok dikkatini çeker oldu.

Kuzey Tan, biz bir ay kadar İzmir'in bilimum ilçelerindeyiz. Bakarsın denk geliriz.

2 Temmuz 2009 Perşembe

Tatile bir kala...

Geçen sene hamilelik nedeniyle Ankara'dan çok uzaklaşmak istememiştim. Bir haftalık tatil de tadımlık olmuştu. Tatil sonrası bastıran sıcaklar, iş yerinde izne ayrılmadan bitirmek istediğim işlerin temposu, erken doğum, doğum sonrasında kullanırım diye sakladığım erken doğumla yanan izinlerim, bebek ve birlikte yürüyen doktora yeterlik çalışmaları... Hepsi daha da arttırdı tatil gereksinimimi ve hevesimi. Taşınıp tatile gitmekti hedefim, ama başaramadık. Dinlenip taşınma ile devam edeceğiz. Cumartesi sabah yollardayız.

Bebekle hele de ek gıdaya başlamış bebekle tatil hazırlığı muhteşem oluyor:))
Anne babanın valizi, umut egenin arabası, park yatağı, valizi ve mutfak valizi kategorileri mevcut. Arabayı büyütmüştük bunları düşünerek, ama kamyonet olmadıkça hep yer sorunu olacak gibi duruyor.

Mother & Baby temmuz sayısında, zoover web sitesinden çocuklar için en uygun kategorisinde en yüksek puan alan 10 oteli sıralamış. Blog labirentlerinde gezinirken (bir blogta bir link görülür, hoop ona hooop ordan başkasına) hangi blogta okudum hatırlamıyorum (Ayvalik olduğu için dikkatimi çekmişti) Grand Otel Temizel övülmüştü. Otel listede de 8. sırada yer alıyor.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Zihni Sinir Proce:))


Bugün Esse'de resimdeki tel süzgeçi görüp aldım. Sebze pürelerinde hayat kurtarması amacıyla, bakalım hayal ettiğim kadar başarılı çıkacak mı:)

Doktor etleri kıyma olarak vermişti. Biz et yediremedikçe çareler ararken, kıyma formundan vazgeçtik. Sonuç olumlu.

30 Haziran 2009 Salı

Çok özleyenler için bolca resim...

İnce giyerim ince, pembe yakışır gence;)







Yeni tahta oyuncaklarıyla...