1 Nisan 2009 Çarşamba

Fink fink fink...


Bugün anne baş gezenti oldu. Öğlen Umut Ege'yi babanneyle bırakıp, Öznur Teyze'nin nişanını kutlamak için kızlarla buluştu. Böyle kahve molaları harika oluyor. Resimdeki yüzüksüz parmağın da acilen dolmasını diliyoruz.

Umut Ege uyanıkken annesi biraz modellik yaptırdı. Nigar teyzesinin hediyesi body sıcaklar bastırdığında ufak kalmış olursa diye, hemen giydirip resimledik.


Umut Ege gündüz uykularında rastlantısal yaklaşımlar teorisi geliştirdi. Ne zaman uyuyacağı belli olmuyor. Ama uyumadan önce güzelce bir mızıldanıyor, gözlerini ovuşturuyor. Bugün bolca uyuduğu bir gündü. Anne de vakti iyi değerlendirdi. Akşam ödül olarak ve de bulaşık makinesi tadilat nedeniyle çalışmayan evde bir öğünden kurtarmak kardır diyerek ailece ilk defa dışarı yemeğe çıktık. Eve yakın bir yere gittik. Evdeki mama sandalyemizin aynısının orda olması pek birşey ifade etmedi. Ufaklık ortamı yadırgadı, yaygara halinde değil ama mızırtı halindeydi. Gene de pek hoştu, normal yaşama dönüş başladı galiba. Ardından da Armada'da aldık soluğu. Babayla oğlu arabada beklerken annesi biraz alışveriş yaptı (çok kısa bir alışveriş). Armada yolunda uyuyan Umut Ege arabada beklerken uyanmış. Eve gelip uykuya hazırlanması ve uyuyup uyanması nedeniyle uyku vaktimiz biraz saptı. Uyuması için odasında bıraktığımda, komuşuların Türkiye İspanya maçı coşkuları bizde çınladıkça, Umut Ege de mırıl mırıl kendi kendine konuştu, babasının beşiğini hafif sallamasıyla 9:30 gibi yarım saat rötarla mışıl uykulara daldı. Ya hep evde olacaksın ya da azıcık düzen şaşmalarına eyvallah diyeceksin. Azıcık olduğu müddetçe hiç sorun yok, ama ya darmaduman olursa kaygısı hep mevcut.

Umut Ege bu tarihi akşam yemeğine giderken babasının onun için kendi başına aldığı ilk tişörtünü ve anneannesinin kırk uçurma hediyesi ördüğü hırkasını giydi. Resimde görüldüğü üzere hergün parmaklarımızı sayıyoruz bir eksik var mı diye:))









6 yorum:

Mustafa Rumelili dedi ki...

Egecik parmaklarını saymıyor....

Hangisini dedem yiyecek diye kara kara düşünüyooorrr:)

Senem dedi ki...

Akşamları dışarı çıkınca bizim düzenimiz de mahvoluyor. Dönüş yolunda Neva arabada uyuyour ama eve gelir gelmez muhakkak uyanıyor. Sonra tekrar uyuması en az bir iki saat alıyor. Neyse ki alışkanlık olmuyor. Bebeklerin düzenli yaşamaşarı güzel ama arada rastaltısal yaklaşımlar da sağlıklı bence ;-)

Öptük Umut Ege'yi.. :)

mertim dedi ki...

Umut Egecime de bodysi pek yakışmış, yerim ben onun karizmasını:))

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

amanın ne güzel bi oğluş varmış burda. senemin blogunda rastladım, bi uğrayayım dedim. çok tatlıymış be umut. tontiş, maymun, sevimli işte sıra sıra yazdırma şimdi hepsini.
ısırıyorum yanaklardan

saricizmeli dedi ki...

Çok teşekkür ederiz, Yeşim Teyze.

Neva, Mina ve Tuna hamileliğimden beri zevkle takip ettiğim bebekler. İkisinin annesinin yorumunu blogumda görmek ne hoş.

Tanıştığımıza sevindik:)

saricizmeli dedi ki...

Belki de,

- "dedeceğim senin parmakların neden bu kadar kocaman",

- "senin daha güzel ounayabilmen için Umut Ege"

diyologunu hayal ediyordur, parmak delisi oğlum.:))